YASAMA DAIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YASAMA DAIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2018 Pazar

AVRUPA’da SAĞLIK SEKTÖRÜ






     Evvelsi akşam Bera birden bire rahatsızlandı. Dişim ağrıyor diye öyle ağladı ki ; bi yandan dişine bakıyorum, bi yandan ne yapacağımı düşünüyorum çünkü saat 22h, diş hekimi bulmak imkansız. Hadi sabaha kadar ağrı kesiciyle idare ederiz ama sabahta bir diş hekimine gitmek imkansız. Arayıp randevu alsak 3 aydan başlıyor ( ceza gibi, şaka gibi) çocuk kucağımda çırpınıyor. Bu arada ne dişinde bir çürük ne diş etinde bir ezilme vs herhangi bir şey göremiyorum.öyle ağladı öyle ağladı ki , sonunda bir de kustu.. üstelik aynı anda misafirmiz vardı.. bir yandan ben mahçup oldum, bir yandan misafirim. Oysa ikimizin de mahçuniyeti yersizdi. Söz konusu çocuk olunca elimiz bağlı. Sonun da SOS dr a gitmekten başka çaremiz kalmadı. Zaten başka seçenekte yok... SOS dr saat 22 ye kadar randevusuz bakıyor. Ama saat 22 yi geçmişse randevusuz hastalara bakmıyor. Bu arada Bera yolda kulağını da gösterdi  “şimdi de burası ağrıyor” diye. Orta kulak iltihabı olabileceğini düşünüp rahatladım (rahatlıyorum düşünebiliyor musunuz. Çünkü antibiyotik alıp kurtulur diyorum. Çünkü bir diş hekimine görünebilmek imkansa yakın) 


     Bin bir güçlükle Dr bizi randevusuz olarak kabul etti.  Kulağının ve dişinin ağrıdığını söyledik. Bir kaç kere kulağına baktı. “Neyi var”  diye tam 3 kere sorduk  “ orta kulak iltihabı” dedi ” dişine baktı  “yeni diş geliyor” dedi..  yeni diş geliyor olabildiğine inanıyorum ama kulağında iltihap olduğuna inanamıyorum. Oysa yoldayken orta kulak iltihabı olduğuna neredeyse emindim. Çünkü öyle bir muayene etti ki ; bir şey göremeyip tekrar tekrar baktı gibi... sonunda da şöyle düşündü gibi “allah allah , bir şey göremiyorum ama ben antibiyotik yazayım yine de , varsa da iyileşir” ADAMIN BEDEN DİLİ AVAZ AVAZ BAĞIRIYORDU HİÇBİR ŞEY ANLAMAMIŞ OLDUĞUNU.İçimize sinmedi “çocuk acil” e de gittik.sekreter bize muayene olabilmek için 5 saat beklememiz gerektiğini söyledi ve bizi SOS Dr a yönlendirdi☠️Tabii söyleyemedik “biz de ordan geliyoruz” diye :)  


       Çaresiz Gidip eczaneye ilaç aldık diye kolayca atlamayım bunu. O ayrıntıya da gireyim de , burada bir nöbetçi eczaneye ulaşmanın da kolay olmadığını görün 🤦🏻‍♀️ önce reçeteyle polisliğe gidip,nöbetçi eczaneyi öğreniyorsunuz. Polisler eczaneyi arayıp “falanca gelecek” diyor. Eczaneye gidip, ilaçları ancak o şekilde alabiliyorsunuz. Yani ( gece yarısı bi ağrı kesici bulmak zorunda kalsanız, yada hemoroid ağrınız tutsa, mide yanmasından kıvransanız) öylece bir eczaneye gidip ilaç alamazsınız......Önce bir doktor muayenesinden geçmeniz gerekir ki eliniz de reçeteniz olsun.         



      Eczaneye giderken antibiyotik vermemeye kesin olarak karar verdim. En azından hemen vermicektim. Çünkü ateşi bile yoktu.. “Büyük ihtimalle dişi ağrıyor evet ama çürük yüzünden olmadığı için sürekli ağrı olmaz. Olduğunda da ağrı kesici veririm yapacak bir şey yok” diye düşündüm. Gece ateşini kontrol ettim düzenli olarak. Aradan iki gün geçti hâla hiçbir şeyi yok🙏🏼 

       Yani dr a gözü kapalı biat etseydim. Çocuğum boş yere antibiyotik almış olacaktı. Kimse yanlış anlamasın. Dr da bir insan, o da yanılabilir. Ama asıl üzerinde durmanızı istediğim durum, seçeneklerimizin kıtlığı. Dr yada hastane bulamayışımız..  Söyleyeceklerim bu kadar. Allah hemipimizin evlatlarına sağlık versin.

23 Aralık 2015 Çarşamba

NEDİR BU #tbt ?

  Nedir bu tbt?
Selfie nin ne oldugunu uzun zaman cozemeyenler oldugu kadar tbt nin ne oldugunu henuz bilmeyenler icin bir kac satir da ben yazayim istedim..yani bilinmese de bi tarafimizin eksileceginden degil de "nedir bu tbt" demeyelim gordugumuz yerde degil mi ama :) 


 İnstagramda genelde unlu simalarin,yabanci gruplarin " ey gidi gunler" olarak paylasmak istedikleri karelerin afilli damgasi #tbt 

   "Bir zamanlar nasildim(dık) yada gecmiste ben-biz...

   Acilimi "throwback thursday"  neden carsamba degil de persembe onu hic cozemedim.belki de turkceye cevrildiginde anlamsizlasan bir deyimdir.

  tipki "it's raining cats and dogs" gibi turkceye cevirdiginizde kediler ve kopekler yagiyor demek...fakat "bardaktan bosanircasina yagmur yagiyor" anlaminda kullaniliyor.cok yagmur yagdiginda kullanilan bir deyim..
    
   Gelecek gunlerimizin en guzel karelerle ölümsüzlesıp huzunlu tbt lerde kullanilmamasi dilegimle....
                     GÖRÜSMEK ÜZERE :)


   
   


9 Kasım 2015 Pazartesi

AMERİKA'dan COLOURPOP KOZMETİK SİPARİŞİM

Merhabalar,
Kozmetik severler bilir,yaklaşık bir kaç aydır sosyal ortamda colour pops kozmetik rüzgarları esiyor.bu esintiden nasiplenmeyi delice istememle kolları sıvadım ve soluğu markanın internet sitesinde aldım :) 

Sonunu düşünmeksizin sepetimi doldurdum ama iş siparişi verme kısmına geldiğinde kargo gönderebilecekleri ülkeler arasında Fransa yoktu ve elbette Türkiye'de de :(

Pes mi edecektim haayııırr :))) hemen aracı firma arayışına girdim.aslında aracı firmayı araştırmaya giriştim demem daha doğru olur.çünkü, aklımda zaten bir firma vardı Shipito ! :) shippito hakkında bir çok forum okudum ve "sitede sepete attığım ürünleri biraz eleyerek" risk almaya değer buldum.yapılan hiçbir olumsuz yorum okumadım ama sonsuz da güvenemezdim.Shipito da paypal ödeme sistemi de olunca daha bir gönül rahatlığıyla 5$ karşılığında üyeliğimi gerçekleştirdim.bu ödeme aynı zamanda ulaşım ücreti olacaktı :) kargomun 5$ a amerikadan kapıma kadar geleceğini düşününce mevla devede tüy :D 

***Bilmeyenler için paypal güvenli ödeme şekli.ücretsiz olarak siteye üye olup kart bilgilerinizi ve adresinizi veriyorsunuz .sonrasında paypal ödeme şeklini kabul eden tüm sitelerde o seceneği kullanarak ödeme yapıyorsunuz.paypal kart bilgilerinizi vermeksizin sizin adınıza ödemeyi yapıyor***

Gelelim sipariş maceramın devamına ..( yalnız nasıl bütüttüm basit bir alışveriş olayını :D ) 

Shipitoya üyeliğimi gerçekleştirdikten sonra 2 mail aldım.ilki hesabımın oluşturulduğuna dair,ikincisi ise içinde beni hesabıma yönlendiren bir linkin olduğu bir mail.
o linke tıklayıp hesabınıza girince shipito nun size vermiş vermiş olduğu sanal adresi görüyorsunuz :) 

https://www.shipito.com/. Tıklanabilir linkini buraya bırakıyorum :) 




tebrikler artık amerikada sanal bir adrese sahipsiniz :)) bu adres aynı zamanda shipitonun depo adresi tabiki :)

Bu şu demek ; artık amerikadan sipariş ettiğiniz ürün için shipitonun size vermiş olduğu adresi kullanacaksınız.shipito da kargonuzu size getirecek.

21/10/15 tarihinde colourpop cosmetic ten verdiğim şipariş 26/10/15 tarihinde sanal adresime ulaşmıştı bile :) bunun içinde bir mail aldım.



mailde kargomu en fazla 180 gün depolarında tutacakları yazıyordu ve sevkiyata geçmeleri için gümrük beyannemesi ni doldurmalıydım.gümrük beyannemesinde koli içinde ki ürünün "eder" i ,nerden geldiği falan gibi klasik bir prosedür.formu doldurduktan sonra yeniden bir mail almıyorsunuz

Gümrük beyannemesini doldururken kargo türünü seçebiliyor ve isterseniz kolinizi sigortalayabiliyorsunuz.ben ekonomi ulaşım biçimini seçtim ve sigortaya gerek duymadım :) 

Mailde paketinizin bir de fotoğrafını gönderiyor Shipito "paketiniz elimizde ,ya gümrük beyannemesini doldurursunuz yada paketiniz ölür" :)))) der gibi .

Sonrasını beni instagramdan takip edenler bilir ;) paketim bugün 09/11/15 tarihinde sapasağlam elime ulaştı :) toplamda 3 hafta da rujlarıma kavuştum :)

Umarım yeterince açıklayıcı ve faydalı olmuştur yazım. Sipariş vereceklere kolay gelsin :)

Tişikkirler shipito  :) 

18 Ekim 2015 Pazar

ATOPİK DERMATİT KAYNAĞIM

  Merhaba hoşgeldiniz

  Atopik dermatit nedir ? Ne kadar ciddi bir hastalıktır? İnsanı ne hale getirir önce  şu yazımı okursanız beni daha iyi anlayacağınızı umuyorum.

  Bu yazımda ise doktorumun yasakladıklarını tedavi sürecimi ve en önemlisi alerjimin kaynağın nasıl bulduğumu anlatmak istedim.


   Başına gelmeyen bilmez dicem de,başımıza gelmeyen hiçbirşeyi elbette bilmeyiz ve neremiz arıza verdiyse bir anda dünyanın en kıymetli uzvu orası oluverir..dünyanın en çok çekeni biz oluveririz.

   O yüzden kimse gönül koymasın bana,kimse bu mu dert ,ölüm mü var ucunda sanki diye düşünmesin lütfen.aylardır neler çektiğimi Allah biliyor.Hergün bu hastalığın kaynağını bulmamda bana yardım etmesi için dua ederken aynı zamanda isyan etmekten,şikayetçiymiş gibi olmaktan korkarak kelimelerimi bile seçiyordum :D inşallah alnımın akıyla çıkmışımdır sınavımdan. Lafı çok uzatmadan diğer paragrafta hemen konuya giriyorum.

  Gerek fransadaki doktorlarım gerekse türkiyede gittiklerim hepsinin teşhisi aynıydı "bana birşey alerji yapmıştı" ve onu ben bulacaktım. Kısaca söyleyim benim egzamalarım var.egzamalı ciltlerin ilerleyen yaşlarda herhangi birşeye reaksiyon gösterip alerji yapıp atağa kalkması da atopik dermatit yani atağa kalkan egzama ( bu benim tanımlamam :)))  rahatsızlığım göz ve dudak çevremde,yer yer boynumda,bazen dirseklerimin iç kısmında :(

   Tedavi için Türkiye'ye gittim (neden türkiyeye gittim?burada dr yok muydu? Linkini verdiğim bir önceki yazımı gerçekten okumanızı isterim cevapları da var orda) 

    Hazır gıdalardan tutun özellikle mayalı hamurlara ,kozmetikten, kullandığım şampuanlara,deterjanlara,ıslak mendillere, boyalı ve katkı maddeli pastalardan,dondurulmuş yiyceklere ,plastik ve pet şişelerde satılan suya kadar herşeyi yasakladı doktorum.dışardan katkılı olan herşeyi yasaklayınca elbette ben farkında olmadan bana alerji yapan şeyi de kesmiş olacaktım ama hangisinin bana zarar verdiğini de deneme yanılma yoluyla bulacaktım.yani işin büyük sorumluluğu ve zor kısmı bana düşüyordu .

    Topicrem markasının hiper alerjik ciltler için olan şampuan ve vücut jeli benim hem şampuanım,hem duş jelim ,hem sabunum olacaktı.yine aynı markanın vücut ve yüz kreminden başka krem kullanmam yasaktı.deterjanla temas etmemesi gereken ellerim için kullanmam gereken eldiven plastik değil poşet eldivenler olacaktı.
    Bunun yanında ciddi bir tedavi sürecine girdim.kortizonlu bir iğne ve alacağım doz hergün için değişiklik gösteren yoğun kortizonlu haplar. İlk zamanlar bu yoğun tedavi karşısında bile ortaya çıkmak için mücadele eden alerjilerim neden sonra pes ettiler ( "neden sonra"sını yazının ilerleyen kısmında okuyacaksınız :))) 
   Tedavim devam ederken dr umun da onayıyla Fransa'ya döndüm.ve kabus geri döndü.sadece 15 gün iyiydim ve sonra yeniden başladı alerjilerim.artık burasının bana iyi gelmediğini düşünmeye başladık.kimilerine göre türkiyeye yerleşmeliydim,bazıları nazar olduğunu söyledi hatta Bera beni çok yoruyordu belki ondandı :)))) 

   tüm bunları bende düşünüyordum tabi.çaresizlik :)) ilaç tedavilerinden sonra yer gök duayla dedik hocaya gittik o da okudu üfledi sağolsun bir şişe okunmuş suyla döndüm eve.şifa niyetine içtim yüzümü yıkadım." olmayacak böyle dedi kayınvalidem " türkiyeye geldiğinde seni "ocak" a götürecem "tükürecekse gelmem" dedim :))) "yok kızım niye tükürsün" "hem tüküreceksede napacaksın iyi gelir bakarsın" deyince ona da tamam dedim.yine çaresizlik :) 

  Sonra birgün resmen (edilen ve ettiğim dualar sayesinde diyorum ben) beynimde bir ışık yandı " doğum kontrol hapı!" Şuan bunu yazarken bile nasıl bir heycan duyduğumu tahmin edemezsiniz.o anda, hatta daha deneyip emin bile olmadan iyileşeceğim günlerin hayalini kurmaya başladım :) 

Elbette Hapı bıraktım bi süre iyi oldum sonra sanki yeniden gelmek istediler ardında iyileştim.bu durumu da doğum kontrol hapının etkisinin bırakıldıktan sonra bile kimi bünyelerde 6 ay devam edebildiğine yordum.binlerce kez şükür!!! 


    ( İşte instagram da bu görsel altında bu yazıyı paylaştığımda hapı bırakmış ve deneme sürecine girmiştim)


     Türkiyede ki tedavi sürecimin başında o yoğun kortizon tedavisine rağmen hala alerjilerimin geri çekilmeyişi de haptandı...çünkü regl düzenim bozulmasın diye hapı yarım bırakmayıp almaya devam etmiştim..üstelik doktorum yasakladığı şeyler arasında "tedavi amaçlı hiçbir ilaç kullanmamam" da olduğu halde nedense doğum kontol hapını göz ardı etmiştim.instagramda bekleme aşamasındayım dediğim buydu.bana gerçekten hapın alerji yapıp yapmadığından emin olmalıydım.

    Artık alerjilerim yok ama egzamalarım benimle :) hiç ama hiç önemli değil.onlar zaten çocukluğumdan beri yoldaş bana :)) şimdi de bazı ufak tefek şeylere alerji oluyorum ama bıraktığım anda geçiyor.mesela topicrem in saç ve vücut jeline devam,olur ya şampuanım bitmiş olur ve ben başka şampuan kullanırım hemen reaksiyon gösteriyor :) 

  Geçirdiğim o bir sene boyunca benden manevi desteğini esirgemeyen,benim için üzülen,çareler üretmeye çalışıp benimle deva arayan aileme,yakın çevreme,instagram aileme,dost ve arkadaşlarıma, çok ama çok teşekkür ederim.
    Rabbim kimseyi sağlıkla sınamasın.
       
          SAĞLICAKLA KALIN,sevgiler....

14 Ekim 2015 Çarşamba

KATE MOSS 111 KİSS OF LİFE

 

  Uzun zamandır makyaj postu yazmayı bırakın blog yazmıyomuşum şimdi farkettim :) neyse dönüş keyifli bir yazıyla oluyor.

    Kate moss serisinden 2 ruj aldım birisi 104 numaralı olan,diğeri fotoğrafta gördüğünüz "111 kiss of life"
     Bana göre her mevsim kullanılacak bir renk kırmızı.

    Mat olmasına karşın dudakları kurutmuyor,ki ben kuru dudaklarıma rağmen mat rujlardan vazgeçemem.sizin de aradığınız mat olsun ama dudaklarımı kurutmasın'sa bu ruja bir şans verin.

     opak bitişli ve kalıcılığı gayet iyi,baya baya iyi :)) görüntüsüne zaten vurgunum <3 yazacaklarım bu kadar :) 


             BAKIMLI KALIN,sevgiler :)        

20 Ekim 2014 Pazartesi

Yasar'dan olma,Ijlal'den dogma ADI : TARIK

  Dunyada ki en buyuk aci olum acisi olsa gerek.Herseye alisiyoda insan,olumun getirdigi yoklugun acisi icinde bi yerlere oturuyor..

   O insani dunya gozuyle bir daha goremeyecegini,koklayamayacagini dusunmek bile insanin burnunun kemigini sizlatmaya yetiyor.

    Amcam....!!
    Babamin yarsi....!!!
   Yuregimin sizisi...!! yuzu gulec,gulunce gozleri birer cizgi...orta boylu ama benim gozumde dag gibi...sakallari her daim mis kokulu,birde ayak 2.parmagi diger tum parmaklarindan uzun...

    Hani oyleleri sansli olur derler..sansliydi aslinda...dunyanin pisliginde daha fazla kalmasina razi olmadi Rabbim.,"Senin yerin benim yanim" dedi.O da seve seve yurudu Hakk'a..eminim seve seve olduguna..Cunku hayatimda Onun kadar olumu isteyip bekleyen baska birini gormedim ben...

   Herkesin "Tarik abi"si,babamin can dostuydu.. 
   Yardim etmedigi insan yoktu.Bir yere girdiginde onun geldigi belli olurdu.selamlasmadan, hal-hatir sormadan gecmezdi kimseyi..

    O'nu cocuklarindan sonra en cok ben severdim...O da en cok beni simartirdi :) Kim simartacak beni artik,kim "yanima otur yegenim,elimi tut" diyecek? Kim kizdiracak yengemi,yegenlerini?

   Cok hizli yasadi biliyormus gibi 56 yasinda gocup gidecegini... 
   Annecigiyle babaciginin ortasinda yatiyor simdi....Son yolculuguna ugurlayamadim,yaninda olamadim ama dualarim her zaman seninle amcam...Buradan cok daha guzel yerlerde olduguna tum kalbimle inaniyorum.

 Nurlar icinde yat..
   
  

14 Aralık 2013 Cumartesi

KUCUK YAZİ

Merhabaa,
Bera 6.ayinin icinde ve artik ek gidaya basladim.cunku artik anne sutundeki vitaminler hergun hizla buyuyen bebegimiz icin yetersiz kaliyor.

oglen sebze ve ogleden sonra meyve olmak uzere gunde 2 kez ek gida aliyor.ilk once doktorumuzun tavsiyeleri ve sonra da netten yaptigim kucuk bir arastirma dahilinde beranin gunluk ogunlerini olusturuyorum.marketlerdeki bebek yemekleri reyonlarina da goz atip fikir aliyorum :)

Aslini isterseniz gunumuzde hazir bebek yemeklerinin de sagliksiz oldugunu dusunmedigim halde evde yapilmisinin daha cok icime sindigi gercek :)

Dikkat ettigim sey; ozellikle mevsim sebze ve meyvelerini kullanmak.mevsimi olmayan sebze-meyveleri ise marketlerde ki organik reyonlarindan temin etmenizi tavsiye ederim...

Bebeginize ilk etapta sebzeyi sadece sebze olarak vermeyi deneyin.zaten ilk yeme girisiminde aylardan beri sadece anne sutu alan bebek refleks olarak diliyle disari itiyor yemegi :) 3 gun ayni sebzeyi vermemizi oneriyor uzmanlar.eger bebeginiz 3. Gun hala yemeyi reddediyorsa  israrci olmayip 10 gun ara verdikten sonra tekrar denememizi tavsiye ediyorlar... 

Bize tatsiz tuzsuz gelen mama bebeginize ilk tattiginda farkli gelsede buyuk ihtimalle begenecektir.dusunsenize aylarir sadece sutle beslenen bebek baska bir lezzetle tanismamis ve hayal gucu sadece tattiklariyla sinirli :) 

Damak zevki gelismis bir bebeginiz varsa -ki siz bunu hemen farkedeceksinizdir- Sebzenizin icine findik kadar tereyagi yada kiri peyniri (labne de olur) ve yahut 1tatli kasigi kadar likit krema ekleyebilrsiniz.bunu da yemezse ayip olur artik ama :) 
Buraya deneyimlerimi yazmak ilerde donup baktigimda neler yaptigimi hatirlatacak :) cunku buyuk oglum 3.5 yasinda ve ona ne zaman hangi gidayi vermistim hic hatirlamiyorum...sizde deneyimlerinizi yazarsaniz etkilesimde bulunup birbirimize faydali olabilirz...

Tum annelere kolay gelsin diyor ve gunlerdir yazip yazip kaydedip biriktirdigim satirlarimi okumaniza sunuyorum :))  

15 Haziran 2013 Cumartesi

ELİ KULAGİNDA 38. Hafta

   Herkese merhaba,
suan, su saniye telefonuma blogger.com yuklemenin rahatligiyla telefonumdan blogumla ilgilenmenin keyfini cikariyorum :)
    Yarin 38. Haftama giriyorum ve artik dogum ensemde diyebilirim..oglum 38. Haftanin ortasinda gelmisti.elbette bu demek degil ki her dogum birbirine benzer...
 Aslinda bu noktada bir tavsiyede bulunmakta istiyorum;kimsenin dogum hikayesini dinleyerek bunalima girmeyin,yada tam tersi buyuk bir rehavete kapilmayin.cunku her dogum hikayesi kendine munhasir :)
   Bu haftadan sonra artik her an hazirlikli olmak gerek.ozellikle kisisel bakimlari ihmal etmeyin  :) hazirliksiz yakalanmak istemeyiz..
    Hazirliklari artik nihayete erdirme vaktiyken ben bazi sebeplerden dolayi bebek sekeri siparisimi cok geciktirdim.turkiyeden annem gelecek olursa ondan isterim diye bekledim ama malesef annecigimin doguma yetisemeyecegini farkedince seker siparisi vermek icin kollari sivadim.burada fransada bu isi yapan kisiler buldum.ustelik siparisi verip,odemeyi yaptiktan 48 saat sonra kargo kapida :) muthis biseydi.ozellikle benim gibi isini son dakikaya birakip dogumu eli kulaginda olan biri icin...inanilmaz sevinmistim ve fazla surmedi.baglanti kurugum kisiler tatile cikacagi icin stoklari tukenmis..ozellikle hic sepet kalmamis...sepet siparis etmisler, bi kac gun bekledim kargolari gelmedi.bende sepetten vazgecip sadece sekerleri gondermelerini istedim...sepet niyetine bir vazo buldum 2 de tavsan ve boyle bisey ayarladim:

    Ne yazik ki istedigim her materyali bulamadigimdan tam olarak istedigim sonucu elde edememis olsamda sekerlerim sepetsiz -pardon vazosuz- kalmadi :) yarin bi kac yere daha bakip tüy arayacagim vazonun agiz kismi icin.bulabilirsem daha hos bir goruntu elde etmis olacagim...
   Siz son dakikaya birakmayin hazirliklari..tum anne adaylarina harika dogumlar :) 

İste bebek sekeri vazomun son durum guncellemesi :)
  

20 Mayıs 2013 Pazartesi

BEKLEYENLER BILIR :)


 Merhaba herkese
 Bu yazi 35 haftalik hamile benim,dombul parmaklarindan dokulmekte...

 35 hafta demek;yorgunluk demek,kendini tasiyamamak demek,merdiven cikarken her 2 basamakta nefes nefese durmak demek,eger baska bir evladiniz varsa ona doya doya sarilamamak demek,yatarken bacaginizin arasina ve gobeginizin altina 1 adet,basinizin altina 2 adet  yastik koymak demek,geceleri cokca tuvalete gitmek demek,demek de demek...

 Ayni zamanda ozlem demek,sona yaklasmanin heyecaniyla uyanmak hergune demek,hic gormedigin tanimadigin birini ozlemek demek,ona ciciler hazirlamak demek...

  Tamam cok duygusala baglamaya gerek yok.Her anne bilir ki bebek geldiginde isler degisiyor.Uykusuz gecen geceler yuzunden zombiye donmus gozler,yorgunluktan asabi olmus bir ruh,"bu gercek olmasin nolaarrr hersey bir kabus olsuuaannn,artik uyanmak istiyooraaammm" agitlari,karnimdayken daha rahattim sozcukleri falan filan :) yalniz bir duygusal cumle daha kurmaliyim ki; ne kadar yorgun olursaniz olun,bebeginiz biraz fazla uyusun gidip gelip bakiyosunuz,ozluyosunuz,uyansin istiyorsunuz.

  Uzun sozun kisasi,mesakkatli yolumuz yeni basliyor.

  Hamilelikte zor sureclerden biri de isim bulma.Allahtan biz o defteri durduk :) darisi henuz karar verememis olanlara.

  Bu arada cilgin aserme maceralari olan var mi ?kendimi yalniz hissetmek istemiyorum.Ben cilginca tursu yedim.Oyle yemeklerin yaninda falan da degil;sabah uyandigimda ac karnina,gece uyandigimda...Birde bazi deterjanlara karsi.Illa o deterjan olacak yoksa almam.gerekirse aranip bulunacak :)
 
   Benim 35.hafta deneyimlerim bu kadar.Hamilelik konusunda ki ilk yazim,son olur mu bilmiyorum.

Not : kilolara takmayin,oyle bir kosturma sizi bekliyor ki sip diye gidecek kilolar  ( umarim :)

     Artik sag salim gelsinler...

 

16 Mayıs 2013 Perşembe

FEMINIST DEGILIM.


Kadin denince akliniza ilk ne gelir?
kimine gore "anne"
kimine gore "hizmetci"
kimine gore "sex"
kimine gore "dir dir"
kimine gore "mir mir"
kimine gore "cadi".......

Sanirim bu,yas gruplarina gore de degisen birsey.
Ergen bir erkege sorulursa "sex" diyecektir.orta yas erkeler "dir dir", yasli oldugunu dusundugumuz kesim "arkadas" diyecektir ama onun altindaki "hizmetcidir"...surda bi anlasalim;erkekler tek baslarina bir hicler.
bir erkek omrunun sonuna kadar yalniz kalamazken,kadin tek basina bir omur gecirebilir.
Nasil oldugunun bir onemi yok,erkeklerden daha rahat gecirekleri bir gercek.
Ahh bir de etrafta okuz ruhlu bazi tipler olmasa,kadinlari rahat biraksalar,onlarin fiziki narinliklerini firsat bilip istifade etmeye calismasalar....
o zaman cogu kadin?kendine siddet uygulayan kocasina katlanmak zorunda kalmazdi.Yada dul kalma korkusuyla mutsuz evliliklerini devam ettirmezlerdi.
Cunku ve malesef turkiye de dulun adi hala degismedi,degismezde.


Kadin denince biz kadinlarin aklina gelenler ise tamamen farkli; "fedakarlik", "ozveri", "sabir", "guc","dayaniklilik"....
ilk etapta sadece benim aklima gelenler bunlar. fark goze batacak cinsten.onlarin dusundugu somut_madde,bizim dusundugumuz soyut-maneviyat..
tamamen zit ve zit kutuplarin birbini cekmesi sonucu ortaya cikan beraberlikler.
tamam birbirimizi cekiyoruz ya sonra? zitlik durumu bitiyor mu?

cogu evliliklerde kadinlar eslerine uydugunu,ancak bu sekilde mutlu olabildiklerini soyluyor.
burada aciga cikan "fedakarligin" kokusu ne kadar da keskin.

eslerine her istedigini yaptiran,son sozun her zaman kendisinde bittigini soyleyen kadinlarda yok degil.
onlar eli opulesi cinsten.hatta kaldirilip muzeye koyulasi degerde.
bu durumda insanin aklina su soru da takilmiyor degil;" kadinda mi maharet,yoksa erkekte mi inayet"
yani kadin mi yaptiriyor yoksa erkek karisini onemsedigi ve umursamaz oldugu icin mi hicbir soyledigine itiraz etmeden itaat ediyor.

 sonuc olarak;diyelim ki bizler cadiyiz.siz neden supurgemiz olmuyorsunuz?
bizimle birlikte ucun,bizde kah sizin istediginiz yone kah sizinle birlikte kendi istedigimiz yone dogru gidelim.
unutmayin anneleriniz de "KADIN" di...

14 Mayıs 2013 Salı

ENE


  Bizler neden baskalarini elestirmeden once kendimize bakmayiz? Neden karsimizdakine akil vermeden kendi yasantimizi sorgulamayiz?

    "BEN duygusu one ciktigi icin...Kisi kendini ozellestirdigi icin,kendi benligine apayri bi kisilik yukledigi icin...

     "BEN" ile baslayan cumleler kurar,kendimizdeki kusurlari gormeden etrafa akillar dagitir,elestirilerde bulunuruz....

     Bu tipki,yillar once hirsizliktan hukum giymis birinin -cezasini cekmis ve aradan yillar gecmis- hirsizlik yaptigini ogrendigi birini acimasizca suclamayip,yargilamasina benzer...ne kadar komik degil mi?bir o kadar acinilasi.Insan bi an kisinin haleti-i ruhuyesinden bile suphe eder.
     Simdilerde cokca rastladigim orneklerde mevcut..Bilindigi uzere sosyal aglarda ozlu sozler,hadisler,vecizeler....cilginlar gibi paylasilmakta...Herkes ne kadar mukemmel,ne kadar da kusursuz,kotu olan hep baskalari.O baskalari kim o halde? orasi bir muamma....
      Altini cizerek belirtmek isterim ki; gecmiste yapilmis ve tekrar edilmemis,bu hatalardan ders alinmis ve karsisindakileri uyarmak suretiyle konusulmasindan bahsetmiyorum.Bahsettigim net olarak kendi yanlislarini asla gormeden elestriler tavirlar sergilemek..

     Peki bu ben duygusundan nasil kurtulabiliriz? cok basit;
     Dusunmeden ve kendi hayatinin muhakemesini yapmadan konusmaya baslamamakla....Ama en onemlisi bunun farkinda olmanin olgunluguna erismis olmak.Cunku o olgunluga erisilmediyse hala kendinin farkinda degil demektir...
    Kendi benliginizle "ben" siz gunler....